***

sevimli , cute , sweet, child

Merhaba bebeğim , bi tanem , aşkım .
Şimdi beni tanımıyorsun , tanımıyorsun bu genç adamı . Ben …. Ben senin babanım kızım . Bilmiyorum sana anlatacaklarımı duyabilecekmisin ama bildiğim , seni çok sevecek bir baban olacak gelecekte . Şimdi bilmediğim bir yerdesin, galiba cennet dedikleri yerdesin şimdi ve beni dinleyip gülüyorsun , “bu aptal adamı benim babam” diye. Üzgün bebeğim baban bi aptal . ama bu aptal adam seni çok seviyor .
Bir gün gelecek bir kadın bana bebeğimiz olacak diyecek . Sevinçten havalara uçacağım o an . Herkese baba oluyorum diyeceğim , sokaklara çıkıp haykıracağı
-Baba oluyorum !!!
-Baba oluyoruuuuuuuuumm !!!!!!!
Bende baba olacağım , babam olacağım bende . Aylarca senin aramıza katılacağın günü bekleyeceğiz. . Annenle hayaller kurup , planlar yapacağız . Bi tanem seni çok seviyorum ama annenide fazla hırpalama olurmu , onuda çok seveceğim çünkü .
Ve o an gelecek , hep kötü anılarımın olduğu o hastane koridorunda senin geldiğini müjdeleyecekler bana . Seni ilk gördüğümde allahım diyeceğim , bu küçücük şey ne kadarda tatlı. Acemice seni kollarma alacağım . Ne kadarda güzel kokuyosun sen . Allahım ellerimde bi mucizeni tutuyorum , bana böyle bir mucize verdiğin için sana şükürler olsun , hayatım boyunca bu mucizeni koruyacağıma yemin ederim . Göz göze geleceğiz senle . Sakın korkma tamamı . o uzun ince şey senin baban .
Büyümeye başlayacaksın . İyi günleride olacak , kötüleride ama ben her zaman senin yanındayım bebeğim .hastalanacaksın , başucunda sabahlayacağım , üzülüğünde bende üzüleceğim , senin sevinçlerini paylaşacağım . Sana masallar anlatacağım , oyunlar oynayacağım seninle. Okula başladığında sabahları beraber gideceğiz okula , beraber ders çalışacağız seninle . Ama matematikde bana güvenme bebeğim , üniversitede 5. senede geçebildim matematiği , kusura bakma sana pekde yardımcı olamayacağım bu konuda
Git gide büyümeye başlayacaksın , güzel genç bir kız olacaksın zamanla . Anneni bırakıp seni kıskanmaya başlayacağım . Ama baştan söyleyeyim , baban biraz geri kafalıdır , öyle açık saçık giyinmene izin vermem , hele yanında bi çocuk görürsem parçalarım o çocuğu . Ama gün gelecek hıyarın biri senin kalbini çalacak . Uçacaksın yuvandan ve o hıyarla kendi yuvanı kuracaksın
Hayal kurmak için erkenmi oldu acaba, önce anneni bulmam gerekli değilmi. Kimbilir nerdedir o cadoloz , kimbilir nerde tanışcaz acaba ?

11.11.2007
Read More ...

***



alone , yalniz , alone man , yalniz adam
























Hani sen gittin ya
Git dedim bende herşeye
Seni sormalarından korktum hep
Seni hatırlatmalarından korktum
Senin  kıyametin koptu içimde
Seni kıyamet olarak anmalarından korktum
Sen gittin ya
Ardında bıraktıklarını kimse bilmesin istedim

Hani sen gittin ya
Bende çektim gittim buralardan
Ardımda bana benzeyen birini bıraktım
Maksat dostlar alışverişte görsün
İstemedim beni yıkılmış görmelerini
Desinler istedim
O neler gördü , aşar gider bu engelide
Yarın tekrar gülmeye başlar


Hani sen gittin ya
Şaiirin dediği gibi olmadı hiçbir şey
Hani herkes sana benzeyecekti şimdi
Oysa benzemedi kimse sana
Yanımdayken herkesde bir sen bulurdum
Gittiğinde ne değiştide
Kimsede bulamaz oldum seni
Ne değiştide
Kimse bulamadı sendeki beni

Hani sen gittin ya
Senle yaşadığım her anıyı karaladım ben
Hepsini bir başkasıyla tekrar yaşadım
İstedim ki seni değil
Hatırlatmalıydı bir başkasını o anılar
Sen gidince anılarıda gönderdim peşinden
Bana ait kalmamalıydılar çünkü

Hani sen gittin ya
Ben gittiğin yerde bıraktım bütün duygularımı
Geri döndüğümde dönen ben olmamıştım
Sanki bütün aşklarım aynıydı
Gidenlerle , bıraktıklarım hep aynıydı sanki
Şimdi düşünür oldum
Sahi  sen kimdin ?
Bu şiiri ben hangi giden için yazdım ?


Read More ...

***

alone , yalniz , alone man , yalniz adam
       

                İlişkilerime baktığımda temelde hep güçlü olduğunu düşündüğüm bayanlara yöneldiğimi gördüm  . Neden böyle yapmışım diye düşününce de temelinin aileme dayandığını fark ettim . Annem yaşadığımız onca felakete , onca  zorluğa rağmen hep ayakta kalabilen , eşinin arkasında durup ailesinin temellerini sağlam tutmaya çalışan gerçekten güçlü bir kadındı  . Keza teyzelerimde öyleydi . Onlarda tek başlarına hayata atılıp , hem özgürlüklerini , hem de prensiplerini korumayı becerebilmişlerdi .  Teyzelerimin  bekarlık dönemimde haftanın en az 3-4 günü onların evinde yatıp kalktığımdan onları çok fazla gözlemleme imkanı bulmuştum .Yani hayatımın çocukluk ve ergenlik dönemi güçlü bayanların eşliği altında geçirmiştim kısacası .
              Büyüdükten sonraysa hep onlara benzediğini düşündüğüm bayanları hayatıma sokmuştum . Bu bayanların anlattıkları kendi yaşam hikayelerini hayranlıkla dinleyip . “Vay be” demiştim kendi kendime . “Ne kadar muazzam bir karakter” Bir çok engelle baş edip , feleğin çemberinden geçmeyi başarmışlar , zorlukları alt etmeyi bilmişlerdi  . Gerçektende öylemiydi peki . Kesinlikle HAYIR !  Ben sadece onların anlattığı süslü hayat hikayelerine odaklanmış , o içinden çıktıkları zor durumlardan aslında mecbur oldukları için çıktıklarını fark edememiştim . O engeller kendi istekleri dışında hayatlarına girmiş ve başka çareleri olmadıkları için mücadele etmek zorunda kalmışlardı .Onların güçleri sadece zorunluluktan geliyordu yani  . Hayatlarının diğer bölümlerine baktığımdaysa hayatlarını hep korkaklıkla , bir şeylerden kaçarak , zoru görünce hemen yelkenleri indirerek geçiren insanlar olduğunu gördüm . Ki bu bayanlardan biri.  , benim hayranlığımı kazanan o mücadelesinin aslında pişmanlıklarla dolu olduğunu kendisi itiraf etmişti .
              Atlarsan atlarım diyen ben atladığımda kaçıp gitmiş , sen ölmeden önce ölmek isterim diyen beni öldürmüş , seni hiçbir şekilde bırakmam diyen ilk fırsatta kaçmış , bana yardım edebilecek kim var ki diyince önce  “ben” diyen sonra bir tekmede kendi atmıştı . Kalbim beni yanlış insanlara mı yöneltmişti yoksa artık o beni büyüten , o güçlü kadınlara benzeyen kadınlar benim neslimle birlikte tükenmiş miydi ? Hani nerde annem gibi eşinin arkasında durabilen , hani teyzelerim gibi hayatla kendi kaideleriyle mücadele edebilen , hani arkadaşımın eşi gibi okulu 1-2 sene uzatacağına kesin gözüyle bakılan birini adam edip 4 senede bitirten , hani arkadaşımım yengesi gibi cesaretli , hani nerde benim kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıyan kahraman ninem .
             Bozulan karakterler miydi yoksa benim onlardan beklentim olması gerekenden fazlamıydı bilmiyorum . Ama belki de suçu bayanlara  atmak yerine birazda kendime bakmalıyım . Sonuçta ben izin verdiğim için oldu her şey . Süslü hikayelerin , büyük lafların benim içimde aynı büyüklükte beklentiler oluşturmasına engel olmalıyım ama  beklentisiz bir ilişki neye yarar ki , ne kadar kalıcı olabilir ? Belki de tercihlerim yanlıştı yada onların önüne bir amaç koymalıydım . Bilemiyorum belki de çevremdekilerin söylediği gibi  ilişkilerde sürekli orta yolu bulmaya çalışmak yerine kavga gürültü çıkararak kendi üstünlüğünü kabul ettirmeye çalışmak gerekli .
Read More ...

***

lake , nature , gol


KENDİ CENNETİMİZİ YARATALIM

Bulmak istiyorum sana giden soruları
Bilmek istiyorum gelecek cevapları
Ama gelecekmi bilmiyorum
Senden bana bir gelecek
Gösterdiğin gibi bir melekmisin
Yada aynadaki aksin kadar gerçekmisin
İşte bu yüzden
Korkmasam böyle ölesiye
O vazgeçilmez insanlar mezarlığına
Bilsem ki seninde gitmeyeceğini
Bırak kalsın diğerleri derdim
Cehennemin dibinden aldıkları hayatlarında
Gel derdim
Biz kendi cennetimizi kendi yaratalım






Read More ...

***

house , high house



KUSURA BAKMASIN KİMSE !!!

             Biz küçükken sevdalar başka yaşanırdı . Sevda gibi sevdalar yaşanırdı o zamanlar . Sevdiğini söyleyen bunu gerçekten hissettiği için , çıkarsız , yalansız söylerdi . Kutsaldı sevda adeta . Bu yüzden sevda içine yalan dolan katılmaması gereken bir şeydi tıpkı bir kutsala katamayacağınız gibi . Sevdalının totemiydi sevilen . Hayaller olurdu , gerçekleşmesi için dua edilen , dualar olurdu kendin için değil sevdiğin için . O mutlu olsun diye dua ederdin ben mutsuz olsam da olur diye . Biz küçükken sevdalar sevdaydı yani . Abilerimiz mektuplar yazar bizimle yollarlardı sevdiklerine . İçinde smile'lar olmazdı bu mektuplarda , kısaltmalar olmazdı . Olduğu gibi yazılırdı bütün duygular , yazılması gerektiği gibi , söylerken ağızdan çıkması gerektiği gibi yazılırdı . Neyse oydu işte herşey . Sevgiyi bir sınav kağıdı sanmazdı kimse , kendini bir sınavda hissetmezdi , çünkü bilirlerdi ki bu gerçeği test etmenin bir anlamı yoktu . Adı üstünde gerçekti işte , neyse o dedik ya , bütün toplamalar , çıkarmalar , çarpmalar , bütün formüller aynı sonucu verecekti . Kasetler doldurulurdu sevgiliyi anlatan , özlemi , duyguları anlatan şarkılarla . Sevdalının dili olurdu şarkılar , çoğu zaman ağızdan çıkmayan kasetlerden çıkardı . Pencerelerin altında beklenirdi o zaman , sevdiğinin gül yüzünü bir anlığına olsa da görebilmek için . Farkettirmeden voltalar atardın arkadaşınla sokakta .Her defasında farkettirmeden onun camına bakardın . Gerçekti işte o zaman sevgiler . Sevdiğine ulaşabilecek her yolu denerdin , her yolu ona çıkarırdın . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdalar gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
                Sonra gün geldi attık üzerimizden küçüklüğü , delikanlılığa adım attık . Ben delikanlılığa adım atarken evimde değildim . İlim öğrenmek için ayrılmıştım evimden ve tanımadığım , bilmediğim küçücük bir şehirdeydim . 17 yaşındaydım ve hayatı yeni tanıyordum . Ben o küçücük şehirde son delikanlıları gördüm , gerçek delikanlıları . Sevdayı , dostluğu onlardan öğrendim ben . Yalansızlığı , dürüstlüğü ,sabrı öğrendim onlardan . beni o son delikanlılar büyüttü . Dostluğun aslında ne olduğunu gördüm . Sevda kadar değerliydi bizim için . Hastalandığımda belki annem yoktu başımda bekleyen ama dostum vardı . Ben yatağın içinde tir tir titrerken dostumdu benim saçımı okşayan , bana ilaç getiren , hastaneye götüren . Cebimizdeki son paraları birbirimizle paylaştık , paylaşmayı ben onlardan öğendim . Gün geldi beraber aç kaldık , paramız yoksada haysiyetimiz var dedik , aza tamah etmeyi orda öğrendim ben , doyduğumuzdaysa hep beraber doyduk . Aynı tabaktan yedik , aynı evi paylaştık , birbirimizin sigarasından içtik , dertlerimizi paylaştık birbirimizle , hayatımızı paylaştık . Birbirimizden çok farklıydık ama biz ruhumuzu paylaştık . İşte ben adamlığı onlardan öğrendim . Bizde hatalar yaptık , kalp kırdık , sevdiklerimizi üzdük ama hataylısak özür dilemesinide bildik . Aşk acısı çektik , birbirimizin omzunda ağladık , bir derdimiz sıkıntımız olduğunda diğeri hemen onun yanında oldu , derde dermen olmaya çalıştık . Onlar son delikanlılardı . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
            Dedim ya ben sevdayı onlardan öğrendim . Onlar sevdayı sevda gibi yaşarlardı . Sevgilerine , sevdiklerine sahip çıkardı onlar . Korurlardı birbirlerini , bilirlerdi ki sahipsiz değillerdi . Onlar için engel yoktu , engeller neydi ki onlar için . Onlar birbirlerinden güç alırlardı . Sevdiğine Hayatım derken bunu sırf bir tanımlama , güzel bir söz olarak kullanmazlardı . Onlar gerçekten birbirlerinin hayatıydı .Biri olmadan diğeri nefes alamazdı. Ben , sen değildi onlar , bizdi . Birini diğerinden ayrı düşünemezdin , düşüremezdin onları yere ,onlar beraberken . Onlar birbirinin sevgilisi olmaktan önce birbirinin eşi olmuşlardı . Onlarında bizim gibi problemleri, sorunları , sıkıntıları vardı . Onlarda bu hayat içinde zorlanıyorlardı . Ama dedimdi ya onlar tekil zamir değillerdi , çoğuldu onlar . Dertleride tekil görmezlerdi . Birinin sıkıntısı diğerinin sıkıntısıydı , iki kişi giderlerdi herşeyin üstüne . Hayat onlar içinde zorluydu ama bizimki kadar değil . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
           Delikanlılığında sonlarına yaklaştık şimdi . Artık o sevdalar geride kaldı . Her yer yalan dolan . Kelimeler anlamını yitirdi , ayağa düştü artık . Kirlettiler sevdaları .Kimse kimseye sahip çıkmıyor . Zoru gören soluğu başka bir sevgilide alıyor . Paylaşmayı öğretmemiş kimse onlara . Sadece güzel şeyler paylaşılmaz , paylaşılan madde değildir dememiş kimse . Önce ben diyor artık herkes . Maskelerle dolaşan şarlatanlar var her yerde . . Bilemiyorsun ki o maskenin ardında ne var . Ne çıkacağı bellimi arkasından . Çıkan yalanlar ne olacak . Kendini kandıranların bizi de kandırmasına ne diyeceksiniz ? Beni olduğum gibi kabul et en büyük korkaklığımız değil mi ? Senin için mücadele edemem ben , senin için bazı şeylerden taviz veremem demek değilmidir bu ? Kimse sana başka bi insan ol demiyorki ? Sadece daha huzurlu , daha makul olabilmek için istenen şeyler , oda becerebildiğin kadarı , neden bu kadar batar . Eğer ki bu tek taraflıdır , eğerki sadece bir taraftan sürekli taviz bekleniyordur . O zaman beni olduğum gibi kabul edeceksin arkadaşım o huzur sadece seninle sınırlı olamaz , köle ticareti çok uzak bi geçmişte kaldı . Dedim ya artık herkes maskelerle dolaşıyor . Ama ben anlarım arkadaşım . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdayı bilirim . Sevdiğinin gözlerindedir , sözlerindedir , duruşundadır o sevda
Read More ...

    Blogger news

    Blogroll

    About