***

istanbul , bogaz , turkey , marmara KUSURA BAKMASIN KİMSE
           Biz küçükken sevdalar başka yaşanırdı . Sevda gibi sevdalar yaşanırdı o zamanlar . Sevdiğini söyleyen bunu gerçekten hissettiği için , çıkarsız , yalansız söylerdi . Kutsaldı sevda adeta . Bu yüzden sevda içine yalan dolan katılmaması gereken bir şeydi tıpkı bir kutsala katamayacağınız gibi . Sevdalının totemiydi sevilen . Hayaller olurdu , gerçekleşmesi için dua edilen , dualar olurdu kendin için değil sevdiğin için . O mutlu olsun diye dua ederdin ben mutsuz olsamda olur diye . Biz küçükken sevdalar sevdaydı yani . Abilerimiz mektuplar yazar bizimle yollarlardı sevdiklerine . İçinde smile'lar olmazdı bu mektuplarda , kısaltmalar olmazdı . Olduğu gibi yazılırdı bütün duygular , yazılması gerektiği gibi , söylerken ağızdan çıkması gerektiği gibi yazılırdı . Neyse oydu işte herşey . Sevgiyi bir sınav kağıdı sanmazdı kimse , kendini bir sınavda hissetmezdi , çünkü bilirlerdiki bu gerçeği test etmenin bir anlamı yoktu . Adı üstünde gerçekti işte , neyse o dedik ya , bütün toplamalar , çıkarmalar , çarpmalar , bütün formüller aynı sonucu verecekti . Kasetler doldurulurdu sevgiliyi anlatan , özlemi , duyguları anlatan şarkılarla . Sevdalının dili olurdu şarkılar , çoğu zaman ağızdan çıkmayan kasetlerden çıkardı . Pencerelerin altında beklenirdi o zaman , sevdiğinin gül yüzünü bir anlığına olsada görebilmek için . Farkettirmeden voltalar atardın arkadaşınla sokakta . Her defasında farkettirmeden onun camına bakardın . Gerçekti işte o zaman sevgiler . Sevdiğine ulaşabilcek her yolu denerdin , her yolu ona çıkarırdın . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdalar gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
               Sonra gün geldi attık üzerimizden küçüklüğü , delikanlılığa adım attık . Ben delikanlılığa adım atarken evimde değildim . İlim öğrenmek için ayrılmıştım evimden ve tanımadığım , bilmediğim küçücük bir şehirdeydim . 17 yaşındaydım ve hayatı yeni tanıyordum . Ben o küçücük şehirde son delikanlıları gördüm , gerçek delikanlıları . Sevdayı , dostluğu onlardan öğrendim ben . Yalansızlığı , dürüstlüğü ,sabrı öğrendim onlardan . beni o son delikanlılar büyüttü . Dostluğun aslında ne olduğunu gördüm . Sevda kadar değerliydi bizim için . Hastalandığımda belki annem yoktu başımda bekleyen ama dostum vardı . Ben yatağın içinde tirtir titrerken dostumdu benim saçımı okşayan , bana ilaç getiren , hastaneye götüren . Cebimizdeki son paraları birbirimizle paylaştık , paylaşmayı ben onlardan öğendim . Gün geldi beraber aç kaldık , paramız yoksada haysiyetimiz var dedik , aza tamah etmeyi orda öğrendim ben , doyduğumuzdaysa hep beraber doyduk . Aynı tabaktan yedik , aynı evi paylaştık , birbirimizin sigarasından içtik , dertlerimizi paylaştık birbirimizle , hayatımızı paylaştık . Birbirimizden çok farklıydık ama biz ruhumuzu paylaştık . İşte ben adamlığı onlardan öğrendim . Bizde hatalar yaptık , kalp kırdık , sevdiklerimizi üzdük ama hataylısak özür dilemesinide bildik . Aşk acısı çektik , birbirimizin omzunda ağladık , bir derdimiz sıkıntımız olduğunda diğeri hemen onun yanında oldu , derde dermen olmaya çalıştık . Onlar son delikanlılardı . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
           Dedim ya ben sevdayı onlardan öğrendim . Onlar sevdayı sevda gibi yaşarlardı . Sevgilerine , sevdiklerine sahip çıkardı onlar . Korurlardı birbirlerini , bilirlerdiki sahipsiz değillerdi . Onlar için engel yoktu , engeller neydiki onlar için . Onlar birbirlerinden güç alırlardı . Sevdiğine Hayatım derken bunu sırf bir tanımlama , güzel bir söz olarak kullanmazlardı . Onlar gerçekten birbirlerinin hayatıydı .Biri olmadan diğeri nefes alamazdı. Ben , sen değildi onlar , bizdi . Birini diğerinden ayrı düşünemezdin , düşürümezdin onları yere ,onlar beraberken . Onlar birbirinin sevgilisi olmaktan önce birbirinin eşi olmuşlardı . Onlarında bizim gibi problemleri, sorunları , sıkıntıları vardı . Onlarda bu hayat içinde zorlanıyorlardı . Ama dedimdi ya onlar tekil zamir değillerdi , çoğuldu onlar . Dertleride tekil görmezlerdi . Birinin sıkıntısı diğerinin sıkıntısıydı , iki kişi giderlerdi herşeyin üstüne . Hayat onlar içinde zorluydu ama bizimki kadar değil . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
          Delikanlılığında sonlarına yaklaştık şimdi . Artık o sevdalar geride kaldı . Her yer yalan dolan . Kelimeler anlamını yitirdi , ayağa düştü artık . Kirlettiler sevdaları .Kimse kimseye sahip çıkmıyor . Zoru gören soluğu başka bir sevgilide alıyor . Paylaşmayı öğretmemiş kimse onlara . Sadece güzel şeyler paylaşılmaz , paylaşılan madde değildir dememiş kimse . Önce ben diyor artık herkes . Maskelerle dolaşan şarlatanlar var her yerde . . Bilemiyorsunki o maskenin ardında ne var . Ne çıkacağı bellimi arkasından . Çıkan yalanlar ne olacak . Kendini kandıranların bizide kandırmasına ne diyeceksiniz ? Beni olduğum gibi kabul et en büyük korkaklığımız değilmi ? Senin için mücadele edemem ben , senin için bazı şeylerden taviz veremem demek değilmidir bu ? Kimse sana başka bi insan ol demiyorki ? Sadece daha huzurlu , daha makul olabilmek için istenen şeyler , oda becerebildiğin kadarı , neden bu kadar batar . Eğerki bu tek taraflıdır , eğerki sadece bir taraftan sürekli taviz bekleniyordur . O zaman beni olduğum gibi kabul edeceksin arkadaşım o huzur sadece seninle sınırlı olamaz , köle ticareti çok uzak bi geçmişte kaldı . Dedim ya artık herkes masklerle dolaşıyor . Ama ben anlarım arkadaşım . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdayı bilirim . Sevdiğinin gözlerindedir , sözlerindedir , duruşundadır o sevda
Read More ...

***

istanbul , bogaz , turkey , marmara RAHATSIZ ETMEYİN , DERTLEŞİYORUZ
         Hey gidi İstanbul , ne kadar oldu acaba seninle konuşmayalı, ne kadar oldu o ışıl ışıl güzel gözlerine bakmayalı . Bir elimde çay , bir elimde sigara , altımda deniz , önümde senin ışıltıların . Ey güzel bayan , bu berbat akşamı güzelleştiriyorsun ya , daha ne isterimki .Müzik yokmu diyorsan oda var be güzelim , olmazmı . "Hiç bir şey için değmez" diyor şarkıda . Değmezmi İstanbul'um , hiç bir şey için değmezse bizde hiç bir şey için değmeyen olmuyormuyuz . Değeceklerde var İstanbul'um . Ondan değilmi değeceğini düşündüklerimizi bulduğumuzda sıkı sıkı tutmamız , biz tutuyoruzda onlar sıkıya gelemedi be güzelim . Gelmediler gerçeklerle yüz yüze gelmeye . Gele gele kendi korkularına geldiler. Sonrada o korkularında yitip gittiler . Geçmişim vapurun en ucuna , bakıyorum köpük köpük denize . Trabzanlara Çıkıp bağırasım geliyor, "Dünyanın kralı benim" diye . Hani vardı ya filmde , hani "atlarsan bende atlarım" diyordu ya . Atladıkta kim gördükü bizi , kim kurtardıki bizi boğulmaktan . Soluğumuz kesildi , buz kestik , yüreğimiz buz tuttu o suların içinde. Ama ne atlamak , ne boğulmak , nede ölmek zor geldi bize . Zor olan neydi biliyormusun . Biz atladık onlar atladı diye ama bir baktık ki oyuna gelmişiz . Onlar atlamamışlarki , onların peşinden gitmeye o kadar şartlanmışızki atlamadıklarını bile anlayamamışız işte. Komik değilmi ? Ama o buz gibi suyun içinde her tarafına iğneler batarken boğulduğunda hiçde komik gelmiyor inan bana . Hani aklımdan geçmiyoda değil şimdi şu karanlık suya kendini bırakmak . Ne olacakki , nasıl olsa kimse kurtarmayacak . Bırakır giderim işte şu hiç bir şey için değmeyen dünyayı . Nasıl olsa ayrılıktan zor bellemiş ölümü Mihriban . Gitsek umrunda olmaz Mihriban'ın merak etme sen . Bilsen ne özledim Hüseyin'imle Meryem'imi . Bekliyorlarmıdır acaba beni . Ama olmaz , bırakıp gitmek olmaz . Biz inadına yaşamıyormuyuz zaten, hem yapacak daha çok şeyimiz yokmu ? Yarımmı kalsın bütün emeklerimiz ? Gülme kızım sende haklısın . Hangi emeğimizin karşılığını aldıkki İçim nasıl daralıyor bir bilsen , kalbim nasıl sıkışıyor , deli gibi bağırmak geliyo içimden, ağlasam diyorum oda olmuyor. Gözyaşlarım bile bırakmış beni . Bak durduk yere eski günler geldi aklıma . "Paramız yoksada haysiyetimiz var" diyordu şairin biri , bizde dinleyip dinleyip hiç olmazsa haysiyetimizle avunuyorduk . Oda kalmadı be güzelim . Oda kaldı birilerinin ayakları altında. Ne haysiyet kaldı , ne umut nede ruhumuz. Saysam uzar gider böyle . O yüzden boşver gitsin . Gördünmü herşeyimizi almışlarda bizde kalmışız çırılçıplak . Üzerimiz örtülüde içimiz çıplak kaldı be yavrum . Of be istenbul'um , of ki ne of . Üzerimize bastılar bizim . Hem seni ezdiler hemde beni .Kirlettiler bizi , kolumuzu kandımızı kırdılar , yüreğimize paslı hançerler soktular , betonla kapladılar her yanımızıda yapmayın durun diyemedik . Sonrada bizi suçladılar , sevmediler beğenmediler bizi , yaşanmaz dediler , bu ne hal dediler . Demedilerki bir kanadınızıda biz saralım , bir kirinizide biz temizleyelim , tutalım kaldıralımda biraz soluklanın.Hadi yapmadılarda bunları , bir yarada onalar açtılar . Herşey fethedene kadarmış güzelim . Önce methiyeler düzdüler bize sonrada fethetdiler de amaçları farklıymış . Sandıkki mutlu olacaklar bizide mutlu edecekler . Yok be güzelim yok, bizi hırpalamak için alıkoymuşlar . Koymuşalar bir tekme daha . Hadi bakayım eksik kalmasın , buda bizden olsun diye Neyse İstanbul'um , vapur iskeleye yaklaşıyor . Bizde dert bitmez , tasa bitmez . Sende asırlar gizli , bende yıllar . Senin yaşadığın asırları ben yıllaramı sığdırdım bilmem ama seviyorum seni be dertli güzel .Seviyorum seni
Read More ...

    Blogger news

    Blogroll

    About