***

door , kapi

            Kapım çalındı . İsteksiz bir şekilde kalkıp kapıya doğru yöneldim . Kapı deliğinden bakmaya üşendiğim için “Kim o ?” diye seslendim sadece  .
“Aşk” dedi tanıdık bir ses.
Sanki o anda bir fırtına koptu ruhumda ve bir anda evin içi benim duygularımla karmakarışık oldu . Havada uçuşan nefreti , sevgiyi , özlemi , kini , mutluluğu ve bütün diğer duyguları görebiliyordum . Bu dünya üzerinde hiçbir hacmi , hiçbir ağırlığı olmayan bu şeyler o anda maddeleşmişlerdi . Gözyaşlarımdı onları maddeleştiren . Bir zamanlar terk ettiğim gözyaşlarım demek ki onlara sığınmış , onlara tutunmuşlardı . Etrafta uçuşan duygularıma uzun süre bakakaldığımdan olsa gerek “Kapıyı açmayacak mısın?” diye sordu aşk . O olduğunu anlamıştım ama gayrı ihtiyari olarak kapı deliğinden gitti gözlerim  . Belki de o olduğuna inanmak istemediğimden  gelenin gerçekten aşk olduğunu kendime doğrulamak istemiştim bilinçsiz olarak ve gerçektende oydu .
“Ne istiyorsun?” diye sordum ses tonumu duygusuz bir hale getirmeye çalışarak.
“Seni” dedi içinde hangi duyguların olduğunu anlayamadığım bir ses tonuyla. Duygusuz hale getirmeye çalıştığım kendi sesimi hatırlayarak acaba benimkide böyle miydi diye düşündüm . Acaba ne olduğu belli olmasa da herhangi bir duygu ilişmiş miydi arasına ?
“Boşuna bekleme açmayacağım kapıyı “
“Neden ?”
“Nedenleri sen daha iyi bilmiyor musun?”
“Sen söylemediğin sürece ben sadece tahmin edebilirim”
İçeride uçuşan duygularıma baktım . Biri içlerinde yoktu ama belki aralarındadır diye emin olmak için tekrar bir göz gezdirdim üzerlerinde . Gerçektende yoktu . O içimde kalan duyguya sarılarak
“Korkuyorum” dedim
“Neden ?” diye sordu
“Sürekli nedenleri sormak zorunda mısın ? “ diye çıkıştım havadaki öfke  tekrar ruhuma girerken
“Sende biliyorsun ki sadece yardım etmek istiyorum” dedi aşk karalı bir şekilde
“Sende biliyorsun ki senin yalanlarına inanmıyorum artık” dedim nefret gözlerime yerleşirken.
“Ama sen bu yalanları çok seviyordun”
“Elimde değil , yalanların o kadar güzel ki , onların gerçek olduğunu hayal etmek bile bana zevk veriyordu .Ama o yalanlar canımı acıtmaya başladığından beri onların gerçek olduğunu düşünemiyorum . Ne zaman bunu denesem canım çok acıyor artık .
“Belki o yalanları söyledim ama o yalanlara bile bile inandıysam suç benim mi ?”
Evet haklıydı. Bile bile o yalanlara inanıp sonrada suçu başka şeylere yüklemek benim hatamdı . Yinede suçun en büyük tarafı ondaydı. Gülümsedim .
“Ama teşekkür ederim , o yalanlar çok şeyimi aldı götürdü benden ama bana gerçekleri öğrettiler”
“Hadi ordan . Sen zaten neyin doğru , neyin yanlış olduğunu bilmiyor muydun ? Şimdi bulunduğun durumdan kendine bir galibiyet çıkarmaya çalışmak yaşadığın mağlubiyetleri unutturabilecek mi ? Bana yalancı derken en büyük yalanları aslında kendine söylüyorsun zaten . Sen benden daha büyük bir yalancısın aslında .
Canım yeniden acımaya başlamıştı . Bu sefer yalanlar değil doğrular yakıyordu canımı .
“Olanlara katlanabilmemin başka bir yolu yok . Kırılganlığımdan parçalara yarılıp tuzla buz olmamak için  koruyucu bir kalkana ihtiyacım var. Benim kalkanlarımdan biride bu işte . Kendime söylediğim yalanlar . Etrafımdakilere gösterdiğim sahte bir BEN . Hiçbir şey umrumda değilmiş gibi davranmam bu yüzden , her şeyi alaya almam ciddiye aldıklarım anlaşılmasın diye , böbürlendiğim şeyler zayıflıklarım anlaşılmasın diye , etrafıma gülümsemem ağlamaktan korktuğum için.”
Etrafa baktım . Havada hiçbir şey kalmamıştı artık . Bütün duygular yine olması gereken yerlere geçmişlerdi . Ne düşüneceğimi , ne hissedeceğimi şaşırmış , tamamen dağılmış bir haldeydim . Aşk beni sürekli beklemediğim yerlerden vuruyordu . Belki de benim zayıf düşmemi bekleyen aşk istediğine ulaştığına düşünerek tekrar sordu .
“Kapıyı açacak mısın ?”
Bu sefer ben kendi kendime soruyordum çaresizce
“Kapıyı açmalı mıyım ?”
Terk ettiğim gözyaşlarım gözlerimden kalbime doğru yol alırken soruyordum
“Kapıyı açacak mıyım ?”

Categories:

6 Responses so far.

Leave a Reply

    Blogger news

    Blogroll

    About