***

bebek , çocuk , hüzün
Resim yazısı ekle

Senin yanındayken tanıyamıyorum kendimi . bazen durup düşünüyorum . Bu kızın yanındaki , bu kendinden geçmiş neşe dolu insan ben miyim ? Hayır hayır bu ben olamam . İnsanlar bana mutsuz olmayı öğretmişlerdi . Mutsuzken bile yalandan sırıtmayı marifettir diye beynime kazımışlardı .Beni yürüdüğüm aydınlık yollardan çekip karanlığa alıştırmışlardı . Senin yanındaki o çocuksa gerçekten gülümsüyor . Nezaket icabı veya iş olsun diye değil . Yüreğinin en ücra köşesine kadar gülüyor . O çocuk ben değilim , tanımıyorum ben o çocuğu . Ben geceleri yastığa başımı koyduğumda mutlu olmanın yollarını düşünürüm . Yanındaki çocuksa ezelden beri beridir mutlu gibi . O çocuk kim acaba ? O ben olmadığıma göre ! Yoksa beni bana benzeyen biriyle mi aldatıyorsun ? Ama dur bir dakika . Sanki o çocuğu hatırlar gibiyim . Yıllar öncesi bir yerlerden hatıralarıma bir şeyler sızar gibi oluyor . Kimdi o çocuk ? Kim olabilir acaba ? Evet evet hatırladım o bendim .O çocuk benim hayatı daha yeni tanımaya başlayan halim . Bütün insanların iyi olduğunu , hayatın her şeye rağmen güzel olduğunu düşünen , hiç bir şeyi dert etmeyen ve bütün moleküllerinin en iç noktasına kadar mutlu olan çocuk . O çocuğun ne işi var ki burada ? Sen mi çağırdın onu ? Benim o kadar uğraşıp da bir türlü getiremediğim o çocuğu nasıl olduda kandırabildin . Nasıl olduda geçmişin tozlu raflarında saklı duran küflenmiş bir hatırayı canlandırdın ? Bu fosilleşmiş bedenler arasında kafasını gökyüzüne çıkartmaya korkan bir tohumu nasıl yeşerttin ? Yıllardır beynimin ve kalbimin tonlarca ağırlıktaki kasalarına kilitlediğim ve şifrelerini benim bile unuttuğum o kasaları nasıl açıpta o parçalara ayırdığım çocuğu dışarı çıkarttın .Hayır hayır bu olamaz .Evet evet olmuş bile.
Ama ya o da birçok insanın oynadığı o mutluluk oyununu oynuyor olamaz mı ? Pekala birbirlerine rol yapan o sayısız insanlardan biri olabilir oda . Dostluk rolü , sevgili rolü , bilgiçlik rolü veya acındırma rolü yapan insanlardan ne farkı var ki ? Sonuçta o da bir insan .Acaba gerçekten mutlu olup olmadığını sorsam bana cevap verir mi ? Doğruları söyler mi bana ? Ben , kendime yalan söyleyebilir miyim ki ? Korkuyorum ona soru sormaktan . Hem yalan söylemesinde hem de gerçekleri söylemesinden korkuyorum . Ama benim korkularım bu kadar basit olamaz . Başka bir nokta olmalı . Evet evet buldum . Korkum sen olmalısın . Senden korkuyor olmalıyım ben . Sence bu korku aşkın bir maliyeti mi ? Senden niçin korkuyorum peki ?Çünkü sen benim için bir belirsizliksin . Tıpkı benimde senin için belirsiz olmam gibi . O halde sende korkuyorsun . Benim içimdeki , o ağzından salyalar akarak keskin dişlerini etrafa gösteren ve her an saldırmaya hazır belirsizlik canavarı senin kalbinin de bir yerlerinde duruyor olmalı . Fakat seninle aramızda bir fark var . Ben o canavarı bütün gücümle öldürmeye çalışırken sen sadece onu seyredip ölmesini umut ediyorsun . Acaba yanındaki o çocuk içindeki canavarı öldürebilmiş mi ?
Her şeye rağmen ben o çocuğu çok sevdim . Eğer bir gün gizlice çekip gitmezse belki mutluluk konusunda ondan bir şeyler öğrenebilirim . O kadar çok şeyde istemiyorum . Bana sadece unuttuğum güzellikleri yeniden hatırlatsa da yeterli olurdu .

2 Responses so far.

Leave a Reply

    Blogger news

    Blogroll

    About