OYUNCAK HİKAYESİ

OYUNCAK , fantasy world , surreal



















Oyuncak mağazaları gibidir hayallerimiz
Birileri elimizden tutup götürsün diye bekleriz hep
Ucuz oyuncak olsa da bazen verilenler
Armağan oyuncak oldu mu coşarız ölesiye
Top havuza dalan çocuklar gibi
Kendi maceralarımızı yaşarız gizlice

Bir oyuncak hikâyesi yazmak isteriz her zaman
Bazen içinde oyuncak arabalar sürdüğümüz
Bazen de kurşun askerleri savaştırdığımız
Uykumuz geldiğinde geceleri
Bir pelüş oyuncak olsun isteriz yastığımız
Güneşi beklerken gecenin yatağında

Bir oyuncak dünyası sanki hayallerimiz
Bir kızın elindeki oyuncak bebek kadar sevimli
Bir erkek çocuğun tabancası kadar masum
Pamuk helvalar kadar yumuşak
Yediğimiz şekerlemeler kadar tatlı
Cennetten bir köşe olur bize hayallerimiz



BÜYÜDÜM

OYUNCAK , fantasy world , surreal

HAYATINDA NEYİ BÖYLE SAVUNABİLDİN ?

fahrettin pasa , yemen , yemen savunmasi , osmanli

Çanakkale savaşını askerin yemek listesine kadar çoğumuz biliriz. Bu şanlı destani gözlerimiz dolarak dinleriz. Bu savaştan biz galip çıktığımız için çekinmeden anlatırlar ama  peki ya Sarıkamış  hakkında ne biliriz,  peki ya Yemen. Çanakkale’den bile kotu şartlarda savaşan bu vatan evlatlarını neden kimse anlatmaz. Çünkü bunlar kaybedilmiş,  tarihimizde bir leke olarak görülen savaşlardır.
1. Dünya savaşı artık sona ermiş ve Osmanlı İmparatorluğu bu savaştan yıkımla ayrılmıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması gereği tüm Osmanlı birlikleri bir bir düşman kuvvetlerine teslim olurken hala bu duruma direnmeye çalışan bir birliğimiz vardır. İngilizlerin teslim olun çağrılarına, padişahın savaş bitti artık şehri tahliye edin emrine, düşman kuşatmasına karşı koyan Fahrettin Paşa ve askerleri Medine’de peygamber efendimizin mezarını korumaktaydılar. Yemene giden niye dönmedi sanıyorsunuz
Bu direniş öyle bir direniştir ki, tarihte eşine emsaline az rastlanır. İki buçuk sene boyunca Medine savunulmuş, İngiliz ve Arap kuşatmasına, firarlara, isyanlara, hastalıklara, açılığa, sıcağa direnilmiştir. En çokta açlık, ah o açlık ne zulmetmiştir o askerlere. Hurmadan başka yiyecekleri yoktur. Öyle ki Fahrettin Paşa en sonunda askere çekirge yemelerini söylemiş hatta onlara çekirgeyle yapabilecekleri yemek tarifleri bile vermiştir.
Fahrettin Paşa aklından çok geçirmiştir teslim olmayı ama kalbine söz geçiremez, yapamaz bir türlü. Hatta bir keresinde kesin kararını verir ve vedalaşmak için peygamberin mezarına gider. Ama mezarın başında yüreği el vermez vaz geçer kararından ve direnmeye devam eder.  Hükümet haber gönderir teslim ol diye ben bunu yapamam başka bir kumandan gönderin der, yeni kumandan gelir ama ona da izin vermez. Halifenin emri olmadan çıkmam der, padişah emir verir ama düşman baskısındaki padişahın emrini dinlemem der. Bu direniş yüzünden hükümet düşer, başka bir hükümet gelir yine olmaz. İngilizler savaşı tekrar başlatmakla tehdit ederler yine olmaz. Gerekirse peygamberimizin kabrini havaya uçururum ama buraya İngilizleri sokmam der. Askerini peygamberimizin kabrinin başında toplar, gözyaşlarıyla “ya Resulullah ben seni bırakamam” diye haykırır ama
Ama bir gün kendisini yerine atanan kumandan ve yanındakiler Fahrettin Paşa’nın yanına gelirler. Hal hatır sormaya geldiklerini zanneden Fahrettin Paşa’nın gözüne kül attıktan sonra üzerine atılırlar ve onu bağlayarak İngilizlere teslim ederler. Ve sonrasında Türk askerleri Medinelilerin gözyaşlarıyla terk ederler şehri. Öyle ki onlara karşı savaşan asi Araplardan bile gözyaşlarını tutamayanlar olmuştur.

Fahrettin Paşa, öyle bir savunmuştu ki Medine’yi, eşi benzeri yoktur bu savunmanın. Sahi ben, sahi sen bu yazıyı okuyan kişi, hayatında neyi böylesine savunabildin?





YUREĞIMIN TEMIZ YARISI




istanbul , turkey, kiz kulesi













Geri döndüğüm gün
Sahile ineceğim tek başıma
Bağıracağım dalgalara karşı
“Ben geldim ulan , ben geldim Marmara,
Ben geldim nazlı İstanbul,
Geri ver şimdi sende bıraktığım
Yüreğimin bozulmamış öbür yarısını”
Sonra alıp yüreğimin diğer yarısını
Kirli olanı atacağım balıklara
Koşacağım sevdiklerime
Onlara yüreğimin temiz yarısıyla sarılacağım
Geri döndüğüm ilk gün
Ben yine kendim olacağım

(Üniversite yılları)

ANNEMLE DİYALOGLARIM -1 (EVLENMEDEN ÖNCE)

mother, mother child , anne



Çöpte dergilerimi görüp soluğu hemen annemin yanında alıyorum.
_ Anne dergilerim nerde ya , gördün mü bir yerlerde ?
_ Yok görmedim dolabındadır
_ Çöptekiler ne o zaman ?
_ E , kem küm , yanlışlıkla atmışımdır

*************************************************************

Bir ayrılığın ilk günleri . Ben işteyken aklıma haspamın evde , masamın üstünde duran resmi gelir . Bir önceki akşam onu göremediğimi hatırlayıp annemi ararım
_ Anne , o …..’nun resmini naptın ?
_ Görünce moralin bozulmasın diye kaldırdım ben onu , niye soruyosun ki ?
_ Nereye kaldırdın anne ?
_ Olum napcan şimdi resmi , işte değimlisin sen ?
_ Anne sen söylesene nereye koyduğunu , akşam gelince layık olduğu yere koyucam ben onu
_ Neresiymiş orası
_ Tuvalete atıp , üstüne de sifonu çekicem
_ Hahahahhahaah

*************************************************************

Daha mart ayındayız ama annem , anneler günü hediyesini öne çekmeye çalışıyor
_ Oğlum senden bir şey istesem alırmısın , anneler günü hediyesi olur
_ Anne daha mart ayındayız
_ Olsun sen şimdiden al
_ Ne kadarki istediğin şey ?
_ 80 TL
_ Bakarız anne
_ Bakarız , yaparız , ederiz deyip duruyosun ama bir şey yaptığında yok
_ Hem istediğin şey ne ki ?
_ Ne olduğunu boş ver , sen ver 80 TL’yi ben alırım
_ Anne söylesene ne olduğunu ?
_ Çanta
_ Ya onbin tane çanta var evde ya
_ Ya zaten bir kerede istediğim bir şeyi yapsan şaşarım
_ İyi tamam ya bakarız

*************************************************************

Annem bana kız bulma derdinde . Ne zaman hayatımda biri olmasa başlar bana birilerini önermeye
_ Oğlum teyzenlerin bir tanıdığı varmış .
_ Eeeeee
_ Hani baş göz etsek sizi
_ Offf ya
_ Bi baksana Facebook’tan kıza
Ben annemi başımdan savmaya çalışıyorum ama annemde çareler tükenmez
_ Ben göremem anne kızı , profili açık değildir
_ Kardeşininkinden girsene , onda varmış
_ Allahım yarabbim ya , kardeşimin şifresini bilmiyorum ben
_ Arada öğrensene neymiş ?
Annenin ısrarları kesilsin diye kardeş aranır , şifre alınır ve kıza bakılır. Annem fikrimi sorar
_ Nasıl beğendin mi kızı ?
_ Banane güzelliğinden ya , huyu güzel olsun
_ Beğenmedin o zaman
_ Annen dinlemiyonmu beni , kimsenin güzelliği umrumda değil artık
_ Eee ne diyorsun ?
Ben kızın resmine daha dikkatli bakıp  hemen bahaneler üretiyorum. Kaşı , gözü , burnu üzerine bir şey diyemeyeceğim için daha yaratıcı bir şey bulmam lazım . Zamanında kız arkadaşım izlediği için , acaba bu kız ne izliyor diye 3 Bölüm Aşkı memnu izlemişliğim var . Durumu oraya bağlıyorum hemen
_ Anne çok fesat bir kız bu
_ Oğlum nerden anladın resimden , senden korkulur valla
Resme daha dikkatli bakıyorum , gerçektende öyle gözüküyor gözüme
_ Anne baksana şuna ya , Bihter gibi bakıyor bu . Ben Bihter hakkımı kullandım zaten , olmaz

*************************************************************

Yakın bir gelecekte kuzenimin memlekette düğünü olacak , konu geliyor yine kız meselesine
_ Oğlum kuzenin Eser kesin gelsin düğüne dedi . Birini gösterecekmiş sana
Ben seviniyorum , nasılsa gidemeyeceğim iş yüzünden diye . Yine durumu bağlıyorum
_ İyi gidince bakarız
_ Facebook’tan da bi baksana
_ Anne kim öğretti bu Facebook’u sana ya . Hep kardeşimin başının altından çıkıyo dimi bunlar
_ Ah ben şu internete bi kullanmayı bilsem var ya
_ Allaha şükür bilmiyorsun , sen kız istemeyi de Facebook’tan yapardın

*************************************************************

_ Oğlum teyzen dedi ki Eser’in Facebook’ta eşofmanlı resmi varmış
_ Anne başlıcam Facebook’a , varsa var nolmuş yani
_ Güzel resimlerini koysana oğlum , sil kötü resimlerini
_ Oldu anne , başka ne yapayım , Farmvill’de oynayayım mı ? Hiçbir şeyi silmem ben . Allah Allah ya !
_ Ya oğlum çocuk gibi resimler koymuşsun , sil şunları evlenince istediğini koyarsın
_ YUH !

*************************************************************

Eve gelirim . Bilgisayarımı açarım . Ama hoparlörün fişinin takılı olmadığını görüp onu takmaya çalışırken yanlışlıkla bilgisayarı kapatırım . Bir önceki gün bilgisayarı düzgün kapamadığım için Windows’u çökerttiğimden ben söylenmeye başlarım kendi kendime. Annem gelir odaya
_ Noldu yine ?
_ Ya kim çıkardı bu hoparlörün fişini ?
_ Elektrik süpürgesinin fişini takmak için ben çıkardım
_ Çıkardın da niye takmıyosun işin bitince ?
_ Aceleyle yaptım , unutmuşum
_ İyide burada boşta 2 tane priz var , onlara niye takmıyosun ya ?

*************************************************************

Eve gelirim . Bilgisayarın başına geçerim  ve annem yanıma gelir .
_ Oğlum bi yanımıza gelde yüzünü görelim
_ İşim var anne , bi dur ya
_ Eve geliyosun ya bilgisayarın başındasın yada saatlerce kızla konuşuyosun . Birazda bizimle sohbet etsene
_ Eee , kem küm . Bakarız anne