BİLMEYECEKSİN

alone , man , yalnizlik , adam BİLMEYECEKSİN 
Bilmeyecek kimse seni 
Söylemeyeceğim adını 
Anlatmayacağım seni 
Umudum diyeceğim , belki diyeceğim 
Kapı çalacak sen geleceksin 
Açacağım kapıyı 
Alacağım seni kalbime 
Ama sen bile bilmeyeceksin 
Kalbime girip yüzümü güldürdüğünü 
Diyeceklerki niye 
İşte diyeceğim böyle daha güzel 
Bozulmamalı o , yüzümü güldürdüğü gibi 
Tanıdığım , hayal ettiğim gibi kalmalı 
Sorsalar onu bana 
Ay demem , yıldız , güneş demem ona 
Ne ki çiçekler , deniz , bulut, gökyüzü 
Ne ki uğruna ölünen güzeller 
Olsaydı benzetmezmiydim 
Demezmiydim işte bu kadar güzel 
Yaratmamış yaradan 
Yok işte ben ne yapayım 
Yok işte onun kadar güzeli 
Ne yazar onu öpmesem , sarılmasam 
Ne yazar ona yazdığım şiirleri 
Onunla kurduğum hayalleri bilmese 
Bilmese aslında ne kadar güzel olduğunu 
Ne olacakki her güzel şeyin , 
Ondan bir parça taşıdığını bilmese 
Oturur kendi kendime 
Kader derim , kısmet derim , 
Ya nasip derim sevmeye devam ederim 
Bilmesin kimse bu öyküyü 
Yazmasın , kimse okumasın 
Başkalarını bilsinler benimle 
Yanlış öyküyü okusunlar 
Okuturmuyum onlara , anlatırmıyım sanki 
Bu hayatın en güzel öyküsünü , 
En güzel yüzünü 
Bu öykü böyle güzel 
Güzel işte , seni anlatamayan güzeller gibi
Bilmeyecek kimse seni 
Adını söylemeyeceğim 
Seninle ilgili konular hep başka olacak 
Karanlıkta anacağım seni 
Kuytuda izleyeceğim 
Bilmeyeceksin işte 
Birinin senin için bu şiiri yazdığını 
Belki okuyacaksın 
Ama o anlatamadığım
O en güzelin kim olduğunu 
Bilmeyeceksin

KUSURA BAKMASIN KİMSE

istanbul , bogaz , turkey , marmara KUSURA BAKMASIN KİMSE
           Biz küçükken sevdalar başka yaşanırdı . Sevda gibi sevdalar yaşanırdı o zamanlar . Sevdiğini söyleyen bunu gerçekten hissettiği için , çıkarsız , yalansız söylerdi . Kutsaldı sevda adeta . Bu yüzden sevda içine yalan dolan katılmaması gereken bir şeydi tıpkı bir kutsala katamayacağınız gibi . Sevdalının totemiydi sevilen . Hayaller olurdu , gerçekleşmesi için dua edilen , dualar olurdu kendin için değil sevdiğin için . O mutlu olsun diye dua ederdin ben mutsuz olsamda olur diye . Biz küçükken sevdalar sevdaydı yani . Abilerimiz mektuplar yazar bizimle yollarlardı sevdiklerine . İçinde smile'lar olmazdı bu mektuplarda , kısaltmalar olmazdı . Olduğu gibi yazılırdı bütün duygular , yazılması gerektiği gibi , söylerken ağızdan çıkması gerektiği gibi yazılırdı . Neyse oydu işte herşey . Sevgiyi bir sınav kağıdı sanmazdı kimse , kendini bir sınavda hissetmezdi , çünkü bilirlerdiki bu gerçeği test etmenin bir anlamı yoktu . Adı üstünde gerçekti işte , neyse o dedik ya , bütün toplamalar , çıkarmalar , çarpmalar , bütün formüller aynı sonucu verecekti . Kasetler doldurulurdu sevgiliyi anlatan , özlemi , duyguları anlatan şarkılarla . Sevdalının dili olurdu şarkılar , çoğu zaman ağızdan çıkmayan kasetlerden çıkardı . Pencerelerin altında beklenirdi o zaman , sevdiğinin gül yüzünü bir anlığına olsada görebilmek için . Farkettirmeden voltalar atardın arkadaşınla sokakta . Her defasında farkettirmeden onun camına bakardın . Gerçekti işte o zaman sevgiler . Sevdiğine ulaşabilcek her yolu denerdin , her yolu ona çıkarırdın . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdalar gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
               Sonra gün geldi attık üzerimizden küçüklüğü , delikanlılığa adım attık . Ben delikanlılığa adım atarken evimde değildim . İlim öğrenmek için ayrılmıştım evimden ve tanımadığım , bilmediğim küçücük bir şehirdeydim . 17 yaşındaydım ve hayatı yeni tanıyordum . Ben o küçücük şehirde son delikanlıları gördüm , gerçek delikanlıları . Sevdayı , dostluğu onlardan öğrendim ben . Yalansızlığı , dürüstlüğü ,sabrı öğrendim onlardan . beni o son delikanlılar büyüttü . Dostluğun aslında ne olduğunu gördüm . Sevda kadar değerliydi bizim için . Hastalandığımda belki annem yoktu başımda bekleyen ama dostum vardı . Ben yatağın içinde tirtir titrerken dostumdu benim saçımı okşayan , bana ilaç getiren , hastaneye götüren . Cebimizdeki son paraları birbirimizle paylaştık , paylaşmayı ben onlardan öğendim . Gün geldi beraber aç kaldık , paramız yoksada haysiyetimiz var dedik , aza tamah etmeyi orda öğrendim ben , doyduğumuzdaysa hep beraber doyduk . Aynı tabaktan yedik , aynı evi paylaştık , birbirimizin sigarasından içtik , dertlerimizi paylaştık birbirimizle , hayatımızı paylaştık . Birbirimizden çok farklıydık ama biz ruhumuzu paylaştık . İşte ben adamlığı onlardan öğrendim . Bizde hatalar yaptık , kalp kırdık , sevdiklerimizi üzdük ama hataylısak özür dilemesinide bildik . Aşk acısı çektik , birbirimizin omzunda ağladık , bir derdimiz sıkıntımız olduğunda diğeri hemen onun yanında oldu , derde dermen olmaya çalıştık . Onlar son delikanlılardı . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
           Dedim ya ben sevdayı onlardan öğrendim . Onlar sevdayı sevda gibi yaşarlardı . Sevgilerine , sevdiklerine sahip çıkardı onlar . Korurlardı birbirlerini , bilirlerdiki sahipsiz değillerdi . Onlar için engel yoktu , engeller neydiki onlar için . Onlar birbirlerinden güç alırlardı . Sevdiğine Hayatım derken bunu sırf bir tanımlama , güzel bir söz olarak kullanmazlardı . Onlar gerçekten birbirlerinin hayatıydı .Biri olmadan diğeri nefes alamazdı. Ben , sen değildi onlar , bizdi . Birini diğerinden ayrı düşünemezdin , düşürümezdin onları yere ,onlar beraberken . Onlar birbirinin sevgilisi olmaktan önce birbirinin eşi olmuşlardı . Onlarında bizim gibi problemleri, sorunları , sıkıntıları vardı . Onlarda bu hayat içinde zorlanıyorlardı . Ama dedimdi ya onlar tekil zamir değillerdi , çoğuldu onlar . Dertleride tekil görmezlerdi . Birinin sıkıntısı diğerinin sıkıntısıydı , iki kişi giderlerdi herşeyin üstüne . Hayat onlar içinde zorluydu ama bizimki kadar değil . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben onlarda gerçek sevdayı gördüm . Bilirim o yüzden gerçek sevdayı . Sevdiğinin gözlerindedir , sesindedir , duruşundadır o sevda
          Delikanlılığında sonlarına yaklaştık şimdi . Artık o sevdalar geride kaldı . Her yer yalan dolan . Kelimeler anlamını yitirdi , ayağa düştü artık . Kirlettiler sevdaları .Kimse kimseye sahip çıkmıyor . Zoru gören soluğu başka bir sevgilide alıyor . Paylaşmayı öğretmemiş kimse onlara . Sadece güzel şeyler paylaşılmaz , paylaşılan madde değildir dememiş kimse . Önce ben diyor artık herkes . Maskelerle dolaşan şarlatanlar var her yerde . . Bilemiyorsunki o maskenin ardında ne var . Ne çıkacağı bellimi arkasından . Çıkan yalanlar ne olacak . Kendini kandıranların bizide kandırmasına ne diyeceksiniz ? Beni olduğum gibi kabul et en büyük korkaklığımız değilmi ? Senin için mücadele edemem ben , senin için bazı şeylerden taviz veremem demek değilmidir bu ? Kimse sana başka bi insan ol demiyorki ? Sadece daha huzurlu , daha makul olabilmek için istenen şeyler , oda becerebildiğin kadarı , neden bu kadar batar . Eğerki bu tek taraflıdır , eğerki sadece bir taraftan sürekli taviz bekleniyordur . O zaman beni olduğum gibi kabul edeceksin arkadaşım o huzur sadece seninle sınırlı olamaz , köle ticareti çok uzak bi geçmişte kaldı . Dedim ya artık herkes masklerle dolaşıyor . Ama ben anlarım arkadaşım . O yüzden kusura bakmasın kimse . Ben gerçek sevdayı bilirim . Sevdiğinin gözlerindedir , sözlerindedir , duruşundadır o sevda

RAHATSIZ ETMEYİN , DERTLEŞİYORUZ

istanbul , bogaz , turkey , marmara RAHATSIZ ETMEYİN , DERTLEŞİYORUZ
         Hey gidi İstanbul , ne kadar oldu acaba seninle konuşmayalı, ne kadar oldu o ışıl ışıl güzel gözlerine bakmayalı . Bir elimde çay , bir elimde sigara , altımda deniz , önümde senin ışıltıların . Ey güzel bayan , bu berbat akşamı güzelleştiriyorsun ya , daha ne isterimki .Müzik yokmu diyorsan oda var be güzelim , olmazmı . "Hiç bir şey için değmez" diyor şarkıda . Değmezmi İstanbul'um , hiç bir şey için değmezse bizde hiç bir şey için değmeyen olmuyormuyuz . Değeceklerde var İstanbul'um . Ondan değilmi değeceğini düşündüklerimizi bulduğumuzda sıkı sıkı tutmamız , biz tutuyoruzda onlar sıkıya gelemedi be güzelim . Gelmediler gerçeklerle yüz yüze gelmeye . Gele gele kendi korkularına geldiler. Sonrada o korkularında yitip gittiler . Geçmişim vapurun en ucuna , bakıyorum köpük köpük denize . Trabzanlara Çıkıp bağırasım geliyor, "Dünyanın kralı benim" diye . Hani vardı ya filmde , hani "atlarsan bende atlarım" diyordu ya . Atladıkta kim gördükü bizi , kim kurtardıki bizi boğulmaktan . Soluğumuz kesildi , buz kestik , yüreğimiz buz tuttu o suların içinde. Ama ne atlamak , ne boğulmak , nede ölmek zor geldi bize . Zor olan neydi biliyormusun . Biz atladık onlar atladı diye ama bir baktık ki oyuna gelmişiz . Onlar atlamamışlarki , onların peşinden gitmeye o kadar şartlanmışızki atlamadıklarını bile anlayamamışız işte. Komik değilmi ? Ama o buz gibi suyun içinde her tarafına iğneler batarken boğulduğunda hiçde komik gelmiyor inan bana . Hani aklımdan geçmiyoda değil şimdi şu karanlık suya kendini bırakmak . Ne olacakki , nasıl olsa kimse kurtarmayacak . Bırakır giderim işte şu hiç bir şey için değmeyen dünyayı . Nasıl olsa ayrılıktan zor bellemiş ölümü Mihriban . Gitsek umrunda olmaz Mihriban'ın merak etme sen . Bilsen ne özledim Hüseyin'imle Meryem'imi . Bekliyorlarmıdır acaba beni . Ama olmaz , bırakıp gitmek olmaz . Biz inadına yaşamıyormuyuz zaten, hem yapacak daha çok şeyimiz yokmu ? Yarımmı kalsın bütün emeklerimiz ? Gülme kızım sende haklısın . Hangi emeğimizin karşılığını aldıkki İçim nasıl daralıyor bir bilsen , kalbim nasıl sıkışıyor , deli gibi bağırmak geliyo içimden, ağlasam diyorum oda olmuyor. Gözyaşlarım bile bırakmış beni . Bak durduk yere eski günler geldi aklıma . "Paramız yoksada haysiyetimiz var" diyordu şairin biri , bizde dinleyip dinleyip hiç olmazsa haysiyetimizle avunuyorduk . Oda kalmadı be güzelim . Oda kaldı birilerinin ayakları altında. Ne haysiyet kaldı , ne umut nede ruhumuz. Saysam uzar gider böyle . O yüzden boşver gitsin . Gördünmü herşeyimizi almışlarda bizde kalmışız çırılçıplak . Üzerimiz örtülüde içimiz çıplak kaldı be yavrum . Of be istenbul'um , of ki ne of . Üzerimize bastılar bizim . Hem seni ezdiler hemde beni .Kirlettiler bizi , kolumuzu kandımızı kırdılar , yüreğimize paslı hançerler soktular , betonla kapladılar her yanımızıda yapmayın durun diyemedik . Sonrada bizi suçladılar , sevmediler beğenmediler bizi , yaşanmaz dediler , bu ne hal dediler . Demedilerki bir kanadınızıda biz saralım , bir kirinizide biz temizleyelim , tutalım kaldıralımda biraz soluklanın.Hadi yapmadılarda bunları , bir yarada onalar açtılar . Herşey fethedene kadarmış güzelim . Önce methiyeler düzdüler bize sonrada fethetdiler de amaçları farklıymış . Sandıkki mutlu olacaklar bizide mutlu edecekler . Yok be güzelim yok, bizi hırpalamak için alıkoymuşlar . Koymuşalar bir tekme daha . Hadi bakayım eksik kalmasın , buda bizden olsun diye Neyse İstanbul'um , vapur iskeleye yaklaşıyor . Bizde dert bitmez , tasa bitmez . Sende asırlar gizli , bende yıllar . Senin yaşadığın asırları ben yıllaramı sığdırdım bilmem ama seviyorum seni be dertli güzel .Seviyorum seni

PAZAR

face , yotube , nature , love

PAZAR
Alsalar götürseler beni pazara
Satsalar bir tezgahta ona buna
Kim alırki beni
Para edecek neyim varki
Sevgi para edermi , aşk değerlimi
Haysiyet şeref neki
Neye yarar doğrular
Söylesenize bana allah aşkına
Bunlara değerini kim verdi
Hangi kalem hesapladı
Kim tuttu bunların muhasebesini
Zalim çıkmış el üstüne
Merhametin adı unutulmuş
Dost saklamış kendini
Hain kimseyi beğenmez olmuş
Sadığı kapatmışlar zindana
Sadakatsız sevilir olmuş
Değer bunlarda artık
Kıymet bunlarda
Biz kalmışız bir tenhada
Ne adımızı anarlar
Ne de yolumuza bakarlar
Hadi alın götürün beni pazara
Satın ona buna bir tezgahta
Almaz kimse , istemez kimse
Atın o zaman denize beni
Belki balık bilmeyecek ama
Halik iyi bilir beni

KARMAKARIŞIK

gökyüzü , yildiz, stars , sky KARMAKARIŞIK 
İster Kemal deyin , ister Hasan 
Hiç bir isim uymadı bana 
Hiç bir sıfat tanımlayamadı beni 
Giyindim elbiseleri teker teker 
Bir aşkı denedim , bir sevgiyi 
Bir kendimi denedim , bir başkalarını 
Hiç biri bana uymadı 
Hepside bir beden dardı 
Ve kaldım çırılçıplak 
Bende çırılçıplak rüyalar peşinde koşarken 
Aslında hep kabuslarımdan kaçardım 
Hayatlarınızdaki bir virgüldüm ben 
Bütün hayatım kaldı hep noktalarda 
Giriş oldum , gelişme oldum 
Kimse benden sonuç istemedi 
Sonuçlanamayan bir davaydım 
Faiili meçhul oldum hep 
Ne katilim bulundu 
Nede katil olduğum ispatlandı 
Zabıtlarda adım kaldı bir tek 
Doğrular söylediniz bana 
Yalan olduğunu bile bile inandım 
Ve sizin için hep yalan kaldım 
Yalan levhalar vardı yollarda 
Hiç biri gitmek istediğim yere götürmedi 
Aslında gitmek istediğim yer çok basitti 
Ama kimse beni götürmek istemedi 
Ve artık çok az takatim vardı 
Bana yardım edebilecek kimse varmı ?